Notaret Hikayemiz

Bazı hikâyeler bir fikirle değil, yıllar içinde aktarılan bir tutkuyla başlar.

Notaret’in hikâyesinin kökleri de üç nesil öncesine; kâğıda, mürekkebe ve üretmeye duyulan ortak bir tutkuya uzanıyor. Dedesi kırtasiyeci, babası grafik tasarımcı ve matbaacı olan bir kadının çocukluğu; matbaa makinelerinin ritmi, yeni basılmış kâğıdın kokusu ve mürekkebin izleri arasında geçti.

Kâğıdın dokusu, makinelerin sesi ve bir fikrin adım adım somut bir ürüne dönüşmesini izlemek, zamanla yalnızca çocukluğuna ait tanıdık detaylar olmaktan çıktı. Nesilden nesile aktarılan bilgi ve zanaat; yazmaya, tasarıma ve üretmeye duyduğu tutkuyla birleşti.

Notaret, işte bu mirası bugünün dünyasında yeniden yorumlama isteğinden doğdu.

Bugün Notaret olarak geçmişten gelen üretim kültürünü yalın, zamansız ve çağdaş bir tasarım anlayışıyla buluşturuyoruz. Her parçayı; kâğıdından kumaşına, dokusundan rengine, baskısından en küçük detayına kadar özenle düşünüyor ve kendi üretim anlayışımızla hayata geçiriyoruz.

Çünkü bizim için bir defter yalnızca sayfalardan, bir kalem yalnızca mürekkepten ibaret değil. Yazılan birkaç kelime, alınan küçük bir not, kurulan bir hayal ya da unutulmak istenmeyen bir an… Hepsi zamanla hayatımızın ve hikâyemizin bir parçasına dönüşüyor.

Bu yüzden yalnızca kullanılacak ürünler değil; zamanla kişiselleşecek, yaşanmışlıklarla değer kazanacak ve yıllar sonra yeniden elinize aldığınızda size bir şeyler hatırlatacak parçalar tasarlıyoruz.

Notaret’te tasarladığımız her parça, üç nesildir devam eden üretme tutkusundan ve kâğıda duyduğumuz sevgiden bir iz taşıyor.

Üç nesildir hikâyemizin merkezinde kâğıt var.
Şimdi sıra sizinkinde.

Ürün favorilere eklendi